1.a. Adli Raporlar Hakkında

 

T.C

ESKİŞEHİR CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI

SAYI:2005

31/05/2005

KONU: 5271 S.CMK.’ya göre  Adli Raporların düzenlenmesi hakkında

01.06.2005 tarihinde yürürlüğe girecek olan 5271 sayılı CMK.’nın 75.Maddesi şüpheli ve sanığın beden muayenesini, 76.maddesi ise diğer kişilerin beden muayenesini düzenlemektedir.

İlimizde uygulama birliğinin sağlanması ve uygulamada oluşabilecek tereddütlerin giderilmesi için  01.06.2005 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere , aşağıdaki açıklamaların yapılması gerekmiştir:

  BİR SUÇA İLİŞKİN DELİL ELDE ETMEK İÇİN …

1-Şüpheli ve Sanığın İç beden Muayenesi  veya vücudundan örnek alınması (CMK md.75)

Kural olarak Hakim veya mahkeme kararı ,gecikmesinde sakınca bulunan halde de Cumhuriyet Savcısının kararı yeterlidir. Gecikmesinde sakınca bulunan halde Cumhuriyet Savcısı kararını kolluk görevlilerine CMK 161/3 maddesi gereğince her türlü iletişim aracını kullanarak sözlü veya yazılı olarak bildirebilir.Eğer sözlü emir olarak kararını bildirmiş ise,bunu en kısa sürede yazılı hale getirir.Gecikmesinde sakınca bulunan halde verilen  Cumhuriyet Savcısı kararının ise işlemin hukuken geçerli olması için, 24 saat içinde Hakim onayına sunulması gerekecektir.

İç beden muayenesine cinsel organlar veya anüs bölgesi muayenesi dahildir.

İki yıldan az hapis gerektiren suçlarda  ise şüpheli ve  sanığın iç beden muayenesi  veya vücudundan örnek alınması mümkün olmayacaktır.(CMK md.75/5)   

2- Mağdurun dış ve iç beden muayenesi (CMK.md.76/1)

Kural olarak Hakim veya mahkeme kararı ,gecikmesinde sakınca bulunan halde de Cumhuriyet Savcısının kararı yeterlidir. Gecikmesinde sakınca bulunan halde Cumhuriyet Savcısı kararını kolluk görevlilerine CMK 161/3 maddesi gereğince her türlü iletişim aracını kullanarak sözlü veya yazılı olarak bildirebilir.Eğer sözlü emir olarak kararını bildirmiş ise,bunu en kısa sürede yazılı hale getirir.Gecikmesinde sakınca bulunan halde verilen  Cumhuriyet Savcısı kararının ise işlemin hukuken geçerli olması için, 24 saat içinde Hakim onayına sunulması gerekecektir.

İç beden muayenesine cinsel organlar veyaanüs bölgesi muayenesi dahildir.

İki yıldan az hapis gerektiren suçlarda  ise şüpheli ve  sanığın iç beden muayenesi  veya vücudundan örnek alınması mümkün olmayacaktır.(CMK md.75/5)   

Mağdurun rızasının varlığı halinde karar alınmasına gerek yoktur(CMK md.76/2).Ancak genital muayene söz konusu olduğunda TCK’nın madde 287/1 hükmü gereğince,rıza olsa dahi muayene için Hakim veya Cumhuriyet Savcısının yazılı kararı olması zorunludur.

Söz konusu adli raporlar,yönetmeliğin 20.maddesi uyarınca 3 suret düzenlenerek,raporu düzenleyen sağlık kuruluşunca iki nüshası kapalı ve mühürlü zarf içerisinde Cumhuriyet Başsavcılığımıza veya talep eden hakim veya mahkemeye en seri şekilde iletilecektir.Raporun 1 nüshası ise raporu düzenleyen sağlık kuruluşunda  kalacaktır.

Yazımız ekinde rapor talep yazı örneklerimiz ile OGÜ.AD.Bşk. Doç. Dr. Yasemin Balcı tarafından hazırlanan ve eski TCK.çerçevesinde verilen raporların yeni TCK.kapsamında ne şekilde yorumlanması gerektiğini gösteren örnek rapor çalışmaları ve adli tıp uzmanlarınca hazırlanan “Yeni TCK.’da tanımlanan yaralama suçlarının adli tıp açısından değerlendirilmesi” konulu bir çalışma da bulunmaktadır. 

Bu maddeler  hükümleri uyarınca alınan örnekler üzerinde yapılan inceleme sonuçları KİŞİSEL VERİ niteliğinde olup,başka bir amaçla kullanılması veya dosya içeriğini öğrenme yetkisine sahip bulunan kişilerce bir başkasına verilmesi halinde ilgililer hakkında 5237 sayılı TCK.nın 135-136-137.maddeleri uyarınca cezai takibat yapılacaktır.                    

 Bunların dışında, hekim tarafından yapılması gerekli tedavi amaçlı tıbbi muayene ve müdahaleler için Cumhuriyet Savcısı veya Hakim kararı gerekmez.

Çünkü,  C.M.K.’nın 1.maddesinde kanunun kapsamı açıklanırken ”Bu Kanun, ceza muhakemesinin nasıl yapılacağı hususundaki kurallar ile bu sürece katılan kişilerin hak, yetki ve yükümlülüklerini düzenler” denilerek,kanunun yalnızca ceza muhakemesi işlemleri için gerekli düzenlemeleri kapsadığı belirtilmiştir.

Bu nedenle önleyici kolluk işleri,sağlık ve tedavi işlemleri,trafik tedbirleri vs. gibi konularda yapılmış düzenlemelere 5271 sayılı C.M.K.’nın yukarıda belirtilen 1.maddesiyle,  75/7maddesindeki “Özel kanunlardaki alkol muayenesine ve kan örneğine ilişkin hükümler saklıdır” hükmü uyarınca bir etkisi olmadığı,ceza muhakemesi işlemleri dışındaki yasal düzenlemelerin geçerliliğini koruduğu açıktır.Yasada  özellikle düzenlenen ve Hakim veya Savcı kararına bağlanan husus da “delil elde etme amacıyla” muayene hususudur.

Örneğin; bildirim yükümlülüğünü düzenleyen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 280.maddesinde,sağlık kuruluşlarında görevli sağlık mesleği mensuplarının (tabip,diş tabibi,eczacı,ebe,hemşire ve sağlık hizmeti veren diğer kişiler) bir suçun işlendiği yönünde bir belirti ile karşılaşmaları durumunda durumu yetkili makamlara bildirme zorunluluğunu getirmiştir.                     

Bu hüküm gereğince herhangi bir adli olay sonucu tedavisi yapılmak için gelen   kişilere ait adli raporların re’sen düzenlenmesine önceden olduğu gibi devam olunacaktır.Ancak “delil elde etme amacıyla” muayene istenmiş ise , o taktirde C.M.K.’nın  düzenlemeleri uygulama alanı bulacaktır.

Yine aynı nedenlerle göz altına alınan veya göz altından çıkarılan şüphelinin giriş ve çıkış anındaki sağlık durumunun tespiti ile kötü muamele görüp görmediğinin tespiti amacıyla yapılan muayene için de hakim kararı gerekmez. Zira bu durumda da şüphelinin vücudu “delil elde etme amacıyla” muayene edilmemektedir.

Tereddüt olunan konularda görüş sorulmasını, yazımızın tüm ilgili personele tebliğini ve buna göre işlem ifasını önemle rica ederim.

Gökhan KARABURUN 

İl Cumhuriyet Başsavcısı